| İstatistikler |
Toplam çevrim içi 1 Ziyaretçi 1 Kullanıcı 0 |
| Ülke Sayacı |
 |
|
Osmanlıcılık 1860'tan sonra ilgi gören, II. Abdülhamit tarafından bizzat desteklenen, II. Meşrutiyet'in ilk yıllarına kadar de vam eden bir düşünce akımıdır.
Osmanlıcılık devletin siyasi bütünlüğünü sürdürebilmesi için ortaya çıkarılmıştır. Bu düşünceye göre Osman lı İmparatorluğu'nun sınırları içinde yaşayan herkes ırk, din, dil ayrımı olmaksızın eşit kabul edilmeli; herkes aynı haklara sahip olmalıdır. Bu, devletin yıkılmaktan kurtulması için şarttır.
Ancak yenilgiyle sonuçlanan Balkan Savaşları (1912) Hristiyan unsurların imparatorluğa karşı tutumlarını or taya çıkarmış oldu. Arnavutluk isyanı, Araplar ve Kürtler arasında başlayan bazı milliyetçilik hareketleri impa ratorluk içinde Müslüman unsurların tam bir anlaşma içinde olmadığını kanıtlamış oldu. İmparatorluğun asıl öğesini oluşturan Türklerin, Osmanlıcılık fikrine sıcak bakmaması, bu düşüncenin önemini kaybetmesine ne den oldu.
İslamcılık II. Abdülhamit döneminde ortaya çıkan düşünce akımlarından biridir. II. Abdülhamit, İslamcılık politikasıyla Balkanlardaki etnik grupların devletten kopmalarını engellemek istiyordu.
İslamcılık düşüncesine göre toplumu bir arada tutan temel faktör dindir. Hangi ulustan olursa olsun, bütün Müslümanlar halifenin etrafında toplanmalıdır.
İslamcılar, Batı'nın Osmanlı'ya göre çok ileride olduğunu kabul ediyorlardı. İmparatorluğun çöküş durumu söz konusudur. Ancak bunun sebebi İslam dini değildir. İslamiyet, bilime ve yeniliklere açık bir dindir. Ba tı'nın bilim ve teknolojisi alınmalıdır; bunda bir sakınca yoktur. Ancak Batı'nın ahlakı bizden daha ileri değil dir. Onların ahlakının ve yaşantısının taklit edilmesi yanlıştır. Batının tekniği alınmalı, ama taklitçilik olmamalı dır. Batı'nın Osmanlı İmparatorluğuna ve öteki Müslüman ülkelere uyguladığı politikaları engellemenin tek yolu "İttihad-ı İslam" (İslam birliği)dır.
Said Halim Paşa, Şemsettin Günaltay, M. Akif Ersoy, Eşref Edip, Şeyhül-İslam Musa Kâzım Efendi İslamcı lık düşüncesinin önemli isimleridir. Bu düşünceyi savunanlar Sırat-ı Müstakim, Sebilü'r - Reşat, Beyanül-Hâkim gibi dergilerin çevresinde toplanmışlardır. İslamcılık ideolojisi edebiyat alanında Mehmet Akif ile en bü yük temsilcisini yetiştirmiştir.
Batıcılık (Garpçılık)
Devleti kurtarmak ve modernleştirmek amacıyla Tanzimat'tan sonra ortaya çıkan fikir akımların dan biridir. Batıcılık fikrinin temelini Tanzimat dö nemindeki ve daha önceki ıslahat hareketleri oluşturur.
Batıcılık düşüncesinin ilk savunucuları bizzat pa dişahlardır. Sadrazam Mustafa Reşit Paşa bu dü şüncenin öncülerinden biridir. Batıcılara göre Osmanlı Devleti'nin en önemli so runu Batılı olamamaktan kaynaklanmaktadır. Tek kurtuluş yolu çağın fikir ve ihtiyaçlarına uygun medeni bir devlet ve millet haline gelmek, yani Batılılaşmaktır. Işık kaynağı Batı'dır, ona gitmek şarttır.
Batıcılar, Batı'nın sosyal, siyasi ve ekonomik ve felsefi fikirlerine uygun bir devlet oluşturulması gerektiği düşüncesindedir. I. Meşrutiyet, Batılılaşma hareketlerinde bir dö nüm noktasıdır. 1860'tan sonra Batılılaşma hare ketinin öncüleri Jön Türkler'dir. Abdullah Cevdet Batı'nın her yönüyle benimsenmesi gerektiğini belirtir. i Tevfik Fikret de Batılılaşmanın en ateşli taraftarlarından biridir. Celal Nuri ve arkadaşları ise Batı'nın yalnız teknolojisinin alınması gerektiğini, kültürel yönden karşı çıkılmasını ileri sürerler. Batıcılara göre; Batılılaşmak, yani Avrupa devlet lerine benzemek kaçınılmazdır. İslamiyet'in yanlış yorumlanması ve batıl inançlar kalkınmaya engel oluşturmaktadır. Özel teşebbüs desteklenmelidir. Batıcılık düşüncesini savunanlar, fikirlerini "İçtihad" dergisinde açıklıyorlardı.
Türkçülük Osmanlıcılık ve İslamcılık düşünceleri siyasi alanda ortaya çı kıp sonra edebiyata geçtikleri halde, Milliyetçilik - Türkçülük ideolojisi önce edebiyat ve fikir adamları tarafından ortaya atıl mış, sonra siyaset alanına geçmiştir.
Türkçülükle ilgili çalışmaların geçmişi Tanzimat dönemine uzanır. Tanzimat dönemine kadar Türk sözünden yalnız Os manlı Türkleri anlaşılıyordu; Tanzimat devrinde Türk kelimesi nin anlamı birdenbire genişledi ve "Türk" sözü dünyadaki bü tün Türkler için kullanılır hale geldi. Ahmet Vefik Paşa'nın Şecere-i Türkî tercümesi vardır.
Bursalı Tahir, Necib Asım, Şemsettin Sami gibi ya zarların Türkçülükle ilgili çalışmalarının yanı sıra Yusuf Akçura'nın Üç Tarz-ı Siyaset (Osmanlıcılık -İslamcılık - Türkçülük) eseri vardır.
Türkçülük düşüncesi sadece Türkiye'de yaşayan ları değil, dünyanın her yerindeki Türkleri kapsa yan, "Bütün Türkçülük" fikrini canlandırmaya çalı şan bir harekettir. Türk sözü anlamı genişleyerek, yalnız Osmanlı Türkleri için değil, dünyada çeşitli adlar altında yaşamış, devlet kurmuş ve yaşayan bütün Türkler için kullanılmaya başlanmıştır.
Milliyetçilik hareketi 1908'den sonra önce kültürel bir akım olarak başladı. Bu hareket, Balkan Savaşları'ndan sonra dernekler ve yayın organları oluşturmak suretiyle siyasi bir nitelik kazandı, teş kilatlanmaya başladı. Rusya'dan kaçarak İstan bul'a gelen bazı Türklerin kurduğu "Türk Derne ği", bu hareketin merkezi oldu. Bu derneğin ka panmasından sonra önce "Türk Yurdu Cemiyeti" daha sonra da "Türk Ocağı" kuruldu. Türk Yurdu Cemiyeti, Türk Yurdu dergisini çıkardı. Türk Oca ğı derneğinin kurucuları Mehmet Emin Yurdakul, Ağaoğlu Ahmet ve Dr. Fuat Sabit'tir.
Türk Ocağı milliyetçi dernekler için de en sürekli olanıdır. Türkçülük akımı, Osmanlıcılık düşüncesinin Balkan Savaşları'nda başarısız olmasıyla ortaya çıkmıştır. Türkçülük akımının amaçları şöyle sıralanabilir:
* Bilinçsiz şekilde yaşayan Türkleri bilinçlendi rip milliyetini idrak ettirmek * Türk milletini İslam dünyasında yeniden etkili kılmak * Modernleşmek, ancak körü körüne Batı'yı tak lit etmemek * Türk milletini Batı medeniyeti çerçevesinde sürekli ilerleyen, hiçbir milletten geri kalma yan bir seviyeye yükseltmek * Millî bir iktisat politikası izlemek * Dilde sadeleşmeye gitmek * Tarih bilincini aşılamak * Son hedef olarak bütün dünyadaki Türkleri tek bayrak altında toplamak (Turancılık) |
 | "Avrupa'yı Yeni Rönesansa Hazırlamak" | 6 Ekim Salı günü, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Nüket Yetiş’in de üyesi olduğu Avrupa Araştırma Alanı Yüksek Danışma Kurulu (European Research Area Board – ERAB) Avrupa Komisyonu’na, Avrupa Araştırma Alanı’nın (ERA) 2030 yılında ulaşması gereken hedefleri ortaya koyan “Avrupa’yı Yeni Rönesansa Hazırlamak – Avrupa Araştırma Alanının Stratejik Görünümü” isimli raporu sundu. Avrupa Komisyonu’nun bilim ve araştırmadan sorumlu komiseri Dr. Janez Potocnik raporda bulunan bazı önerilerin hâlihazırda Avrupa Komisyonu Başkanı Barosso’nun gündemine girdiğini ve bu önerilerin Avrupa Araştırma Alanı’nın önündeki zorluklarla ilgili tartışmaları teşvik ederek yeni bir “Rönesans”a kapı açacağını belirtti. ERAB, raporda aksiyon için altı farklı alan belirledi: - Birleşik bir Avrupa Araştırma Alanının oluşturulması,
- Küresel Sorunların çözülmesi (iklim değişikliği, enerji kaynağı, vb),
- Bilim ve toplumun etkileşimi,
- Kamu ve özel sektörün işbirliği,
- Mükemmelliğin desteklenmesi,
- Uyumun teşvik edilmesi.
ERAB ayrıca, araştırma açısından politik sürece katkı sağlayacak ve danışmanlık yapacak bağımsız bir yapının gereğinin altını çizdi. Bu öneri Avrupa Komisyonu Başkanı tarafından yapılan “Chief Scientific Officer” yapısı ile ilgili açıklamada da yankısını buldu. Rapor önümüzdeki yıllardaki gelişmeyi izleyebilmek için bazı kilometre taşları ortaya koyuyor. ERAB’ın kuruluş amacı bağımsız, yüksek seviyede danışma organı olarak Avrupa Birliği Komisyonu’na Avrupa araştırma politikaları alanında, özellikle Avrupa Araştırma Alanı’nın oluşturulmasında, tavsiye vermektir. “Avrupa’yı Yeni Rönesansa Hazırlamak – Avrupa Araştırma Alanının Stratejik Görünümü” isimli rapor (PDF 5MB, ingilizcedir Dr. Janez Potocnik’in konuşması (PDF 101KB, ingilizcedir) |
|
Türk Yazısı: Türkiye’yi, Türk dilini, tarihini, sanatını ve kültürel mirasını tanıtmak, Türk kültürüne ilişkin bilgi ve belgeleri dünyanın istifadesine sunmak ve Türk dilini öğrenmek isteyenlere Türkçe kursları vermek üzere 5653 sayılı Kanun'la kurulmuş bir kamu vakfı olan Yunus Emre Vakfı, ilk adımı geçtiğimiz hafta sonu Saraybosna'da attı.
Kiğil Yazısı: Тÿркийе’йи, Тÿрк дилини, тaриxини, сaнaтыны ве кÿлтÿрел мирaсыны тaнытмaк, Тÿрк кÿлтÿрÿне илишкин билги ве белгелери дÿнянын истифaдесине сунмaк ве Тÿрк дилини öğренмек истейенлере Тÿркче курслaры вермек ÿзере 5653 сaйылы Кaнун'лa курулмуш бир кaму вaкфы олaн Юнус Емре Вaкфы, илк aдымы гечтиğимиз xaфтa сону Сaрaйбоснa'дa aтты. Osmanlı Yazısı: طوركيي’يي، طورك ديليني، تاريهيني، ساناتينى وه كولتورل ميراسينى تانيتماك، طورك كولتورونه ايليشكين بيلكى وه بلكلرى دونيانين ايستيفادسينه سونماك وه طورك ديلينى اوغرنمك ايستينلره طوركچه كورسلارى ورمك اوزره ۵۶۵۳ ساييلى كانونلا كورولموش بير كامو واكفى اولان يونوس امره واكفي، ايلك اديمى كچتيغيميز هافتا سونو صارايبوسنادا اتتي. Törük Yazısı/Törükçe Türkiye'yi,Türk כilini,tarihini,sanatını ve kültürel ëmenëtini tänımax,Türk kültürüne ilişkin mālumat ve bëlgeleri כunyanın istifädesine sunmax ve Türk כilini öğrenmek isteyënlere Türkçe qursları vermek üzrë 5663 sayılı Qanun'ﻟa qurulmuş bir qamu vaqfı olan Yunus Єmre Vaqfı,ilk adımı geşכigimiz hafta sonu Saraybosna'כa attı.
|
|
Ặ Ẫ ẫ Ắ ắ Ằ ằ ẳ ẵ Ä ª ä Å Ä À Á  å ã â Æ ê æ Ą ą ά α â á ê  â Ã ã Ά Æ æ Ъ Ђ В β ß ฿ ļ в Ç ¢ ç ς Œ œ τ © Ď đ ď Ð ð Ę ę ë ê Ê È É € Ë é è € ξ ∑ Σ Ế Ề ;Ễ é è є Є e Ъ з э ₣ ƒ Ī Ĝ ð ģ Ģ Ð Ή ŀ ļ Ħ ĥ Ĥ ħ ђ н Ï Į į Ί ¡ ï î Í ê Ì ì Î î ī ý Ī ΐ Ĭ Ĵ ĵ Ќ К Ķ ķ ĸ к £ Ŀ Ł Ļ Ľ Ĺ ĺ ļ Ľ ľ ŀ ł ₤ ℓ м М И и й ñ Ñ Й Ŋ ŋ ή η ň Ň Φ θ ó ò Ó Ò Ô ô Ö ö Õ õ Ό Ø ø Ợ ợ Ọ ọ & ; ờ σ ơ о þ Þ ρ Я ® Ŗ Ř я ѓ ŗ § š Ū § Þ þ Ś ś Ŝ ŝ Ŧ ŧ Ť Ţ ţ ť т Џ Ų ų ΰ Ú ú Ù ù Û û Ü ü µ υ Џ Ư ự ữ Ừ ừ ư ц Ẁ ẁ Ẃ ẃ Ẅ ẅ ώ Ш Ŵ ŵ ω ш щ Х × ¥ Ỳ ỳ Ỵ ỵ Ỷ ỷ У Ч ; ч Ў ¥ ÿ Ύ Ý Ÿ ¥ Ύ ÿ ý Ź Ż ż Ž Ź ź ž ¹ ² ³ ™ « » • ˚ ° º ± ‡ ¿ " ¥ " » « " » ¥ Ψ #Ж¯ ˜ ∙ ¨ ‚ … Λ ∆ ∂ Ω № ∞ ψ Ψ φ " Ξ - Θ " ﺸ ﺴ ¤ Ώ ؟ ֽ ـ ∙ · ˙ َ ;ֿ ׃ ؛ ∙
¡ ¢ £ ¤ ¥ ¦ § © ª « ¬ * ® ¯ ° ± ´µ ¶ · ¸ Î Ï Ð Ñ Ò Ó Ô Õ Ö × Ø Ù Ú Û Ü Ý Þ ß ê á â ã ä å æ ç è é ê ë ì ê î ï ð ñ ò ó ô õ ö ÷ ø ù ú û ü ý þ ÿ Ā ā Ă ă Ą ą ; Ĉ ĉ Ċ ċ Č č Ď ď Đ đ Ē ē Ĕ ĕ Ė ė Ę ę Ě ě Ĝ ĝ Ð ð Ī ġ Ģ ģ Ĥ ĥ Ħ ħ Ĩ ĩ Ī ī Ĭ Ī Į į Ý ý IJ ij Ĵ ĵ Ķ ķ ; Ĺ ĺ Ļ ļ Ľ ľ Ŀ ŀ Ł ł Ń ń Ņ ņ Ň ň ʼn Ŋ ŋ Ō ō Ŏ ŏ Ő ő Œ œ Ŕ ŕ Ŗ ŗ Ř ř Ś ś Ŝ ; Þ þ Ū š Ţ ţ Ť ť Ŧ ŧ Ũ ũ Ū ū Ŭ Ū Ů ů Ű ű Ų ų Ŵ ŵ Ŷ ŷ Ÿ Ź ź Ż ż Ž ž ſ ƒ Ǻ ǻ Ǽ ǽ Ǿ ǿ ˆ ˇ ˉ ˘ ˙ ˚ ˛ ˜ ˝ ;Ά Έ Ή Ί Ό Ύ Ώ ΐ Α Β Γ Δ Ε Ζ Η Θ Ι Κ Λ Μ Ν Ξ Ο Ϊ Ρ Σ Τ Υ Φ Χ Ψ Ω Ϊ Ϋ ά Ϊ ή ί ΰ α β γ δ ε ζ η θ ι κ λ μ ν ξ ο π ρ ς σ τ υ φ χ ψ ω ϊ ϋ ό ύ ώ Ё Ђ Ѓ 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 ; І Ї Ј Љ Њ Ћ Ќ Ў Џ А Б В Г Д Е Ж ; Й К Л М Н О П Ъ С Т У Ф Х Ц Ч Ш Ъ Ы Ь Ъ Ю Я а б в г д е ж з и ; к л м н о п р с & a m p; #у ф х ц ч ш щ ъ ы ь э ю я ; ђ ѓ є ѕ і ї ј љ ;ћ ќ ў џ Ґ ґ Ẁ ẁ Ẃ ẃ Ẅ ẅ Ỳ ; – ‘ — ’ ― ‚ ‗ ‛ “ ” „ ‡ • … ‰ ′ ″ ‹ † ? ‼ ‾ ; ; ⁄ ⁿ ₣ ₤ ₧ € ℅ ℓ № ™ Ω ℮ ⅛ ⅜ ⅝ & ; ∂ ∆ ∏ ∑ − ∕ ∙ ; ∞ ∫ ≈ ≪ ≤ ≥
Λ ∆ ∂ Ǻ ǻ Ǽ ǽ Δ А λ Д д Δ Λ а α ά Ά Α Ā ā Ă ă Ą ą Ặ Ẫ ẫ Ắ ắ Ằ ằ ẳ Ẵ ẵ Ä ª ä Å Ä À Á  å ã â Æ ê æ A a ά a â á ê  â Ã ã Ά Æ æ В в Б β Ђ Ъ Ы Ь ъ ы ь Ъ Ђ Β В ß ß ฿ lЗ в € Ç ¢ ç ς с С Œ œ © כ ċ Ć ć ς Ĉ ĉ Ċ ċ Č č Ď ď Đ đ D d d Ð ð Σ З Ē ē Ĕ ĕ Ė ė Ę ę Ě ě Ъ з е Ё Έ Ε E e ë ê ξ Ê È É € Ë é è פ Є € ξ ∑ ∑ Ế Е Ề Ể Ễ é è Ϊ є Є e ع Ъ є з э ε э ё F ₣ ₣ ƒ ſ f ƒ G G g g G G Ĝ ĝ Ð ð Ī ġ Ģ ģ Н Ĥ ĥ Ħ ħ Ή ŀl Η H h H h Ή ћ ђ ђ Ћ н н Њ њ І Ї ϊ Ϊ ί ι Ï ї Ί Ι I I Ί ¡ ϊ ï î Í ê Ì ì Î î I I I ΐ I Ĩ ĩ Ī ī Ĭ Ī Į į Ý I IJ ij Ĵ ĵ ј Ј J j Ќ К Κ K k ќ ĸ к к Ќ Ќ К Ķ ķ ĸ κ £ Ŀ L L L L c l L l ŀ l £ l Ĺ ĺ Ļ ļ Ľ ľ Ŀ ŀ Ł ł ₤ ζ м м М М Μ И Ϊ п מ П π ⁿ Ν И и й η ñ ח Ñ Й Ŋ ŋ ή ή η n и й N Ń ń Ņ ņ Ň ň ʼn Ŋ ŋ Ю ю О ם ט ο Ό Ο о ό Θ Ф Φ Ǿ ǿ ф ф σ ό θ θ Θ θ ó ò Ó Ò Ô ô Ö ö Õ õ Ό Ø ø Ợ ợ Ọ ọ ớ ờ O o о Ở Ờ Ớ Ổ ổ Ở Ợ Ō ō Ŏ ŏ Ő ő Ъ Ρ þ Þ р ρ ρ q q Œ œ Ѓ Г Ґ ґ Γ Я Я ® R R я r г Ŕ ŕ Ŗ ŗ Ř ř я ѓ ى Ѕ § š Ū § S ѕ s S s S s Ś ś Ŝ ŝ Þ þ Ū š T T t T T τ t ΐ t т т t Τ Т Ţ ţ Ť ť Ŧ ŧ Џ U Ụ Ủ Ứ Ừ Ử Ữ Ự u ΰ Ú ú Ù ù Û û Ü ü µ υ Џ Џ U ự ữ Ừ ừ u ц Ũ ũ Ū ū Ŭ Ū Ů ů Ű ű Ų ų ΰ υ ϋ ύ ϋ ύ џ μ Ц ц ν ٧ √ Ш Щ Ẁ ẁ Ẃ ẃ Ẅ ẅ ω ώ ώ ш щ Ẁ ẁ Ẃ ẃ Ẅ ẅ Ш Щ W w ω ώ ω ш щ Ŵ ŵ Х Χ Х χ х × У ¥ ¥ Ч ч ¥ Ỳ ỳ Ỵ Ў ў ỵ у Ỷ ỷ У Ч ў ч Ў ¥ ÿ Ύ Ý Ÿ ¥ Ύ ÿ ý Ϋ Ύ γ Ŷ ŷ Υ Ÿ Ỳ ỳ ע ץ Ź ź Ż ż Ž ž Z Z z Ž Z z ž Ζ
¹ ² ³ ™ « » • ° ° º ± ‡ ¿ " " » « " " » « » Ψ ψ Ψ Ψ Ψ φ ψ « · · » « · · ¯ ˜ · ¨ ‚ …ˆ ˇ ˉ ˘ ˙ ˚ ˛ ˜ ˝ ; ΄ ΅ · δ б– — ― ‗ ₪ Ω Ώ Ω Ω № 8 " Ξ Ξ –" ﺸ ﺴ ¤ Ώ ؟ ֽ ـ · · ˙ َ ֿ ׃ ؛ · ж ж Ж Ж Ж Ж Л л Љ љ № ™ ⅛ ⅜ ⅝ ⅞ ∞ ∫ ≈ ≪ □ ● ◦ fl ₧ ‼ ? ל װ ױ ײ ׳ ت ث ج خ ئ ؤ س ش ص ض ط ظ ع غ ف ق ك ل م ن ه و ى ي � ٧ ٦ ٥ ٤ ٣ ٢ پ چ ژ ک ₫ ₧ ◊ 0 ! " # $ % & ( ) * + , - . / 0 1fi fl שׁ שׂ שּׁ שׁ אַ אָ לּ כּ ךּ יּ טּ זּ וּ הּ דּ גּ בּ אּ ﮎ ﮏ ﮋ ﮊ ﮕ ﮔ ﮓ ﮒ ﮑ ﮐ ﱞ ﱟ ﱡ ﱢ ﴾ ﴿ ﷲﺀ ﺁ ﺂ ﺃ ﺄ ﺅ ﺆ ﺇ ﺈ ﺉ ﺊ ﺋ A ﺍ ﺎ ﺏ ﺐ ﺑ ﺒ ﺓ ﺔ ﺕ ﺖ ﺗ ﺘ ﺙ ﺚ ﺛ ﺛ ﺜ ﺝ ﺞ ﺟ ﺪ ﺡ ﺢ ﺣ ﺤ ﺥ ﺦ ﺧ ﺨ ﺩ ﺪ ﺫ ﺬ ﺪ ﺮﺯ ﺰ ﺱ ﺲ ﺳ ﺴ ﺵ ﺶ ﺷ ﺷ ﺸ ﺹ ﺺ ﺻ ﺼ ﺾ ﺽ ﺿ ﻀ ﻁ ﻂ ﻃ ﻄ ﻅ ﻆ ﻇ ﻈ ﻉ ﻊ ﻋ ﻌﻎ ﻏ ﻐ ﻑ ﻒ ﻓ ﻔ ﻕﻖ ﻗ ﻘ ﻙ ﻚ ﻛ ﻜ ﻝ ﻞ ﻟ ﻪ ﻡ ﻢ ﻤﻥ ﻦ ﻧ ﻨ ﻩ ﻪ ﻫ ﻬ ﻪ ﻮ ﻯ ﻰ ﻱ ﻲ ﻳ ﻴ ﻵ ﻶ ﻷ ﻸ ﻹ ﻺ ﻻ ﻼก ข ฃ ค ฅ ฆ ง จ ฉ ช ฌ ญ ฎ ฏ ฐ ฑ ฒ ณ ด ถ ท ธ น บ ป ผ ฝ พ ฟ ะ ั า ำ ส มย ร ฤ ล ฦ ว ศ ﻍษ ส ห ฬ ส ฮ ะ ั ำ า ิ ี ึ ื ุ ู ฺ เ แ โ ใ ไ ๅ ๆ ็ ่ ้ ๊ ๋ ์ ํ ๎ ๏ ๐ ๒ ๑ ๒ ๓๔ ๕ ๖ ๗ ๘ ๙ ๚ ๛ ۹ ۸ ۷ ۶ ۵ ۴ ۳ ۲ ۱ ۰ |
- Türkiye Milli Takımımıza Destek olalım.
- Türk Arama Motorlarını Kullanarak Onlara Destek Olalım.(ara.com.tr,Genç Mevtoo)
- Türk Vidyo Paylaşım Sitelerini Kullanarak Onlara Destek Olalım.(izlesene,akıllıtv,mynet,gencmevtoo...)
- Türk Blog Hizmet sitelerini kullanalım.(blogcu,azbuz,benimblog,özelsayfam,blogsayfası,)
- Türk Radyolarını Dinleyerek Onların ve Türkçe'mizin Gelişmesine Katkıda Bulunalım.
- Türk Televizyon Kanallarını İzleyerek Onların ve Türkçe'mizin Gelişmesine Katkıda Bulunalım.
- Türk Gazete ve Dergilerini Okuyarak Onların ve Türkçe'mizin Gelişmesine Katkıda Bulunalım.
- Tatillerinizi Türkiye Sınırları İçerisinde Türk Otellerinde Kalarak Milli Sermayemize Katkıda Bulunalım.
- Yerli Dizi-Filmler Seyrederek Türk Sinemasına Katkıda Bulunalım.
- Türk Yazılımlarını Kullanarak Türk Yazılım ve Programlarının Gelişmesine Katkıda Bulunalım.
Pardus işletim sistemi,Gezgin internet tarayıcısı,citysuft,gencmevtoo alt yazı avcısı,Zemana Antilogger anti vürüs, MCleaner,Türk player,livax mp3 çalar ve dahası... - Türk Futbol Takımlarına Destek olalım.
- Türk İletişim Firmalarının Servislerini Kullanarak Türkçenin ve Türk iletişim Sektörünün Gelişmesine Katkıda Bulunalım.
- Türk Mallarını Kullanarak Türk Ekonomisinin Gelişmesine Katkıda Bulunalım.869 Türkiye kodlu ürünler alalım.
Tüketilmesini istenilen malda Türkiye'ninkodu olan 869 barkod numarasının aranması yeterli olacaktır....
mesela danone yerine sütaş nivea yerine arko alpella yerine ülker Vakko yerine Abbate... suan benim aklıma gelmiyo bilen arkadaslar yazsınlar |
Türk Turan Tarihi Düşüncesi Türk Turan Tarihi Düşüncesi ÖNSÖZ Türktarihinin Kavimler göçünden önceki (M.S.IV.yüzyıl ortalarına kadar) en eskiçağları henüz tam olarak aydınlatılamamıştır. Türk kavimleri devlet kuran,mükemmel teşkilâtı olan, yapıcı ve yaratıcı bir unsur olarak dünya tarihinde çokerkenden kendilerini göstermişlerdir. Türk ilinde geçmişlerde meydana gelen olaylar Türk milletinin her bakımdan büyükbir millet olduğunu göstermek için esaslı bir delil teşkil etmektedir. Türkkavimleri tarih sahnesine çıkalı hem devlet teşkilâtı hem disiplinli hayat veaskerî teşkilât bakımından en yüksek mertebeye ulaştıklarını daimagöstermişlerdir. Tarihî şartların icabı olarak Türk kavimlerinin bir kısmı göçebe olmakla beraber,ziraatla meşgul olarak yerleşik hayata geçip ticaret ve sanatla uğraşarak şehirlerdeyaşayan Türk zümrelerine de çok dönemlerde tesadüf edilmektedir. Bu bakımdanTürkler'in eski çağlarını yalnız''göçebe bir zümre'' sanmak doğru değildir. Eski Türkeli'nin büyük bir sahası bozkır olması itibariyle bura ahalisinin mühimbir kısmı tabiî şartlara uygun olarak göçebe hayatı geçirmek mecburiyetindekalmıştır. Türkler'in kurdukları gerek ''göçebe'' ve gerek “yerleşik”devletlerin, kuvvetli şahsiyetler ve mükemmel teşkilatlar sayesinde büyük faaliyetlergösterdiği, yerine ve sırasına göre hayatın her sahasında gayet verimli işler icraettiğini görüyoruz. Bu sebeple Türkler, büyük askeri devletler vücuda getirildiği gibi, ticaret, iktisatve kültür merkezleri yaratan gayet mühim Türk devletlerini veya zümrelerini tarihlerkaydetmektedir. TÜRK TURANTARİHİ DÜŞÜNCESİ Tarih boyunca birçok Türk devleti kurulmuş, bunların bazıları süper güç (cihandevleti) olarak dünyaya hükmetmiştir. Fakat hemen belirtelim ki, ayrı ayrı isimlertaşıyan bu devletler, aslında bir tek devletin, Türk Devleti'nin devamı idiler.Değişik adlarla anılmaları, kurucularının, hanedanlarının, beylerinin adlarınıdevlet adıyla bir tutmalarından ileri geliyordu. Bazen aynı dönemde birkaç Türkdevletinin bulunduğunu, hatta bunların birbirleriyle üstünlük kurma savaşıyaptıklarını da görüyoruz. Bu durum başka milletlerin tarihlerinde de görülür.Şu farkla ki, bu milletler zaman zaman varlıklarını devlet olarak koruyamadıklarıhalde, tarih boyunca en az bir bağımsız Türk devleti daima bulunmuştur. "Türk devletleri" deyimi için bu kısa açıklamadan sonra şuhususu da belirtmek isteriz:Türk devletlerinin sayısı Cumhurbaşkanlığı forsundasimgelenen Türk devletleri, belki Türk tarihinin en parlak yıldızları idi, amatarihimizin parlak yıldızları bunlardan ibaret değildir. Bu yıldızların ilki olarakgösterilen Asya Hun İmparatorluğu da şüphesiz ilk Türk devleti değildi. Fakatyakın zamana kadar yazılı belgeler bize Türk tarihini ancak Hun Türkleri'ndenbaşlatacak kadar bilgi vermektedir. Gerek İslâm öncesi, gerek zamanımıza kadar devam eden İslâmî devirde, değişikadlarla tarihte yer alan Türk devletlerinin sayısı 110'dan fazladır. Bunların 15'ibüyük hakanlık (imparatorluk), 38'i imparatorluk olmayan devlet, 34'i beylik, 4'üatabeylik, 17'si hanlıktır. Ayrıca 1918'den bu yana kurulan Türk cumhuriyetlerini desayıyoruz ki, bunların sonuncusu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'dir. Hakanlık, beylik, atabeylik, gibi devlet şekilleri başka milletlerde pekgörülmez. Başka milletlerin de buna benzer siyasî kuruluşları elbette vardır amabirçok bakımdan farklılık gösterirler. Türklerin birçok devleti ve çeşitli kavimleri hakimiyetleri altına alarak kurduklarıbüyük devletlere Hakanlık ya da kısaca İl veya El denirdi. İmparatorluk halinialmamış devletler de bazen yine "İl" veya "El" genel adıylaanılırdı. İmparatorluk haline gelmiş Türk devleti, meselâ Hun imparatorluğu, geniş coğrafîbölgeleri ve çeşitli toplulukları daha iyi yönetmek için "DoğuHakanlığı" ve "Batı Hakanlığı" olarak ikiye ayrılırdı.Teorik olarak en büyük hükümdar Doğu Türk Eli'ninHakanı idi ve Batı Türk Eli'nin hakanı ona tâbi olurdu. Her iki hakanlığınyönetiminde Türk olmayan milletler de vardı. Bu idarî bölünme Gök-Türk'lerde degörülür. M.Ö. 2. yüzyılda Asya Hun İmparatorluğu'nda Türk hâkimiyetine girenyabancı devletlerin sayısı 26, Attila zamanında (M.S. 5. yüzyıl) Batı Hunlarınabağlı çeşitli yabancı milletlerin sayısı ise 35 kadardı. "BEYLİK" ler, hakana tâbi idiler ama, sınırları belli bir araziyesahiptiler ve aslî unsuru Türkler oluştururdu. Kendi sınırları içinde tambağımsız idiler. Yalnız savaşlarda hakana yardım ederler, diğer zamanlarda da vergiverirlerdi: Karluk Beyliği, Tolunlular Beyliği, Saltuklu Beyliği, KaramanoğullarıBeyliği, Aydınoğulları Beyliği... vb. Bazen beylikler çok büyüyüp gelişir vehakanlık zayıflayıp çöktüğü zaman onun yerini alırdı. Meselâ bir Selçuk Bey,bir Osman Bey çıkar, kendi adları ile anılan beylikleri yine kendi adları ile anılanimparatorluklar haline getirirlerdi. "ATABEYLİK" de başka milletlerin tarihinde pek görülmez. Atabey,hükümdarların çocuklarını, küçük tiginleri, yani küçük prensleri eğiten, uzakbölgelere tecrübe kazanmaları için gönderilen bu hükümdar çocuklarınaöğretmenlik, naiplik yapan bilge kişilere verilen bir ünvandı. Bunlardan bazıları,özellikle merkeze uzak yerde olanlar, devlet zayıfladığı zaman bulundukları yerinidaresini kendi ellerine alır, bağımsızlıklarını ilan ederlerdi. MeselâTuğteğinliler ve Böriler Suriye Atabeyliği'ni, İl-Denizliler AzerbaycanAtabeyliği'ni kurmuşlardı. "HANLIK"lar daha çok Altın-Ordu devletinin dağılmasından sonra meydanaçıkmış siyasî yapılardı. Timur, Ozbekistan'ı aldıktan sonra Altın Ordu devletidağılmış ve Kıpçak bozkırlarında yaşayan, hanedana mensup yöneticiler arasındataht mücadelesi, hükümdarlık mücadelesi başlamış, mücadeleyi yapanlar ya dakazananlar, kendilerine, eski Türk devletinin hakanlarını temsil etmek için"Han" veya "Kağan" ; kurdukları devlete de "Hanlık"demişlerdir: Kazan Hanlığı, Özbek Hanlığı, Kırım Hanlığı, Buhara Hanlığı,Kaşgar-Turfan Hanlığı... gibi. Hun İmparatorluğu'ndan önce de Türk devletleri kurulmuş olduğu muhakkaktır, fakatbelge ve kaynak yetersizliğinden bunların varlığını ancak Asya Hunimparatorluğu'ndan itibaren takip edilebilmekteyiz. |
AHİRETTE 2 KADIN
- Selam, benim adım Selma . - Selam, benimki de Ozge, sen nasıl öldün? - Donarak öldüm. - Ne kadar korkunç. - Yok o kadar kötü değildi, soğuktan titremem geçince ısınmaya başladım ve uyku bastı, sonunda huzur dolu bir ölüm. - Peki sen nasıl öldün? - Ağır bir kalp krizi geçirdim. Kocamın beni aldattığını sandım, onu iş üstünde yakalamak için eve erken geldim, fakat evde tek başına televizyon seyreder halde buldum. - Sonra ne oldu? - Kesinlikle evde başka bir kadının olduğundan emindim, bütün evi aramaya başladım. Çatıyı, yatakların altını her yeri aradım fakat bulamadım. Ararken aşırı yorulmuşum, kalp krizi geçirdim ve öldüm.
- Ah be güzelim bir de derin dondurucuya baksaydın, şu anda ikimiz de yaşıyor olacaktık….  |
Bu kadari da olmaz.. Istanbul'un gobeginde, sehir eskiyalari tarafindan tecavuze ugrayan sarisin bir bayanin icler acisi durumunu ve tecavuz aninin goruntuleri amator bir fotografci goruntulemeyi basarmis.. Bir otoparkta gupegunduz yapilan tecavuzun goruntulerini ekte bulacaksiniz. Bu fotograflarda tecavuz sirasinda utanmadan kamereya poz veren bile var. Yaziklar olsun, boyle zihniyete, nerede bu devlet.. Sarışın bayana bir Allahin kulu bile yardım etmiyor. Bakalim daha basimiza neler gelecek.. Yuh ki ne yuh... Hadi bakalım daha neler göreceğiz... İşte kanıtıı
|
|
|
|